hezeyân


hezeyân
(A.)
[ نﺎیﺰه ]
1. sayıklama.
2. saçmalama.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hezeyan — is., Ar. heẕeyān 1) Saçmalama Hiddetlenince hezeyana başladı. 2) Sayıklama Ne ise zavallı kız canını kurtarmış fakat aylarca hezeyan içinde yaşamıştı. H. E. Adıvar 3) ruh b. Sabuklanma Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller hezeyan etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HEZEYAN — Kötü sözler. Soğuk şakalar. * Sayıklama. Saçma sapan konuşma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hezeyan etmek — saçmalamak A, uzun ettin ama; iki satır yazı istedik, bir çuval hezeyan ettin. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sayığ — hezeyan, lagv, fuhş …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HEZEYANAT — (Hezeyan. C.) Sayıklamalar. * Saçma sapan ve mânâsız konuşmalar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SAFSATA — Hezeyan, yalan, uydurma. Zâhirde doğru, hakikatte yanlış ve yalan olan kıyas. (Bak: Dima …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • lanet — is., Ar. laˁnet 1) Tanrı nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua Başıma yağan bu ana laneti beni ürpertiyor. Y. Z. Ortaç 2) sf. Ters, berbat, çok kötü Lanet filozofum diyerek ortaya çıkıp Allah a ve kullara karşı hezeyan eden tımarhanelik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sabuklanma — is., ruh b. Bazı hastalıklarda görülen abuk sabuk konuşma, anlamsız davranışlarda bulunma vb. belirtiler gösteren ruh bozukluğu, hezeyan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ortaya çıkmak — 1) yokken var olmak, meydana çıkmak, türemek ... yani tam muhalefetin istediği gibi bir kabine buhranı ortaya çıkmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu 2) biri kendini göstermek Lanet filozofum diyerek ortaya çıkıp Allah a ve kullara karşı hezeyan eden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çaylamak — ruya görmek, uykuda hezeyan söylemek, düş görmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük